Sağlıklı bir kişilik gelişimi, çocuğun sevgi, kabul ve tutarlı bakım aracılığıyla sağlam bir içsel kendilik duygusu geliştirmesini gerektirir. Ancak narsisistik bireyler, bu sağlam içsel temsilleri oluşturamazlar ve sıklıkla zayıf ve kırılgan bir kendilik hissine sahiptirler. Libidinal yatırımı benliğe değil kendiliğe yapan narsistik kişiliğin ideal kendilik ve ideal nesne ile var olan kendilik imgeleri iç içe geçmiştir. Genellikle diğer insanlarla ilişkilerinde çok defa nesne imgelerini ve dış nesneleri değersizleştirir ya da tamamen idealize ederler. İçsel boşluk hissini doyurmak için ya sürekli olarak dışsal takdir arayışı içinde, kendini idealize edilen nesneyle özdeşleştirerek içsel bir bütünlük hissi arayacak ya da diğer insanları tamamen değersiz, ilgiye değmeyen, eksik kişiler olarak görerek ve diğerlerini aşağılayarak kendi üstünlük hissini korumaya çalışacaktır. Çocuklukta yeterli empatik ve duygusal destek alamayan narsisistik bireyler tümgüçlü, tepeden bakan, büyüklenmeci yapıları nedeniyle başkalarının güdülenmelerini ve gereksinimlerini fark edemezler ve başkalarının duygularını anlamada zorlanabilirler. Yüzeysel merak ve sahte bir alçakgönüllülükle maskeleseler de yakın ve derinlikli ilişki kuramaz ve grup etkinliklerine içtenlikle katılamazlar. Nesne İlişkileri Kuramı bağlamında, narsisistik kişilik örgütlenmesi, çocuğun erken dönemdeki bakım verenleriyle kurduğu ilişkilere dayalı olarak gelişen bir içsel dünyadır. İdealize etme, değersizleştirme, empati eksikliği ve boşluk hissi gibi narsisistik özellikler, bu erken dönemdeki nesne ilişkilerinin bozulmasından kaynaklanabilir.