Bu oturum, psikanalitik tanı ve psikometrik değerlendirmenin kesişme noktasını araştırmakta ve bir hastanın psikolojik işleyişine dair kapsamlı bir anlayış oluşturmak için test sonuçlarının klinik görüşme verileriyle nasıl etkili bir şekilde birleştirilebileceğine odaklanmaktadır. Psikanalitik bir çerçevede tanı süreci, davranışı ve duygusal düzenlemeyi etkileyen bilinçdışı çatışmaları, savunma düzeneklerini, kişilik yapısını ve kişilik işleyiş düzeylerini ortaya çıkarmak için gözle görülür belirtilerin ötesine geçmeyi içerir. Ancak, bu incelikli içgörüleri daha yapılandırılmış psikometrik araçlarla bütünleştirmek hem fırsatlar hem de zorluklar sunmaktadır. Psikometri alanındaki son gelişmeler, özellikle DSM-5’te tanıtılan kişilik bozukluklarının kategorik modellerden boyutsal modellere geçişi ışığında, yapılandırılmış değerlendirme araçlarını bu psikanalitik içgörülerle bütünleştirmek için yeni fırsatlar sunmaktadır. Bu boyutsal model, psikanalitik kuramın uzun zamandır kabul ettiği kişilik yapılarının karmaşıklığını yansıtarak, katı kategoriler yerine kişilik işleyişinin bir yelpazeye oturtulabileceğini vurgulamaktadır. Duygusal düzensizlikler, kişilerarası zorluklar ve savunma örüntüleri gibi özellikleri ölçen psikometrik sonuçları bir araya getirmek yoluyla daha kişiye özel, dinamik tanı formülasyonları oluşturulabilir. Bu oturumda, katılımcılar olgu çalışmaları aracılığıyla, psikometrik bulgular ile klinik görüşme içgörülerini tanının ve sağaltım planlamasının isabetliliğini artırmak üzere nasıl birleştireceklerini öğreneceklerdir.